1950'lerde yaşasaydınız, nasıl olurdu?

Salı, Mart 06, 2012 İlkim Kocamaz 1 Comments


Geride bıraktığımız sezon gibi, ilkbahar-yaz modasında da 1950'lerin etkisi hüküm sürmeye devam ediyor. Peki, nerdeyse bütün genç kızların, hayallerinin erkeğiyle tanışıp, mutlu bir evlilik kurma hayaliyle yaşadığı o yıllarda bir ev kadını olsanız, hayatınız nasıl olurdu merak ettiniz mi? 

Hani şimdilerde o alçak topuklu ayakkabılarla, volanlı diz altı eteklerle salınırken, bunları esas zamanında giyen kadınların makosenleriyle yürümeye ne dersiniz kızlar? 

Kadınlar günü öncesinde, bakalım, 50'lerde Amerika'da bir ev kadını bir gününü nasıl geçirir...Hazır mısınız?



Önce ihtiyaç listeniz:

  • Bolca Enerji
  • Birçok alanda beceri


1950'lerde bir kadın olarak, şunu baştan söyleyeyim: çalışmanız, eve katkınız olması filan beklenmiyor sizden... Daha doğrusu, evin erkeği eve bakamıyor şeklinde yanlış anlaşılma olmasın diye buna izniniz de yok. Yani rahatlayıp gidip bi kutu bonbon şekeri  ısmarlayın kendinize.. 




Mutlaka, kocanızdan en az 2 saat önce uyanın, makyajınızı, saçlarınızı yapıp şık bir elbise ve topuklu ayakkabılarınızı giymeniz için bu süre anca yeter!.. Olabildiğiniz en iyi şekilde görünmeniz lazım, zira onun sabah ilk gördüğü sizsiniz: esnemek yok, uykulu bakmak yok!




    Şimdi bütün aile için kahvaltı hazırlama zamanı! Sosis, yumurta, bisküvi, süt, portakal suyu ve yazın hazırladığınız çeşit çeşit reçelleri de unutmadan... Onları kımıldayamayana kadar doyurmanız lazım ki, enerjilerini toplasınlar




    Evdekilerin okula ve işe gitmeye hazır olduklarından eminsiniz, değil mi? Herkesin tüm kıyafetleri temiz ve ütülü... Kıyafet seçimini de asla onlara bırakmayın. Bu sizin işiniz! Düşünceli bir şekilde herkes için en son modayı izleyip kıyafetlerini yataklarının üzerine hazırlayın.







    Kahvaltı tamam ama ya sonrası? Öğleyin yemeleri için ne hazırladınız? Çocuklar için güzel birer sandviç, havuç, cips, meyve, kek, matarada süt ve çorba... Üzerine de sevgi dolu bir not eklerseniz, işiniz tamam!



    Artık kendinize zaman ayırabilirsiniz! Önce saçınızı düzeltip makyajınızı tazeleyin. Sonra da mutfağı dip-köşe temizlemeye başlayın. 





    Şimdi her odadaki kirlileri toplayıp çamaşır makinasının başına yol alabilirsiniz! Kurutucu filan kullanıp evin bütçesinden çalmayı düşünmüyorsunuz değil mi? Açık havada hepsini mis gibi asıp kurutmak varken... Bu arada ütü odasının kapısını çıkarken kapamanız lazım, eve gelen eşiniz ve çocuklarınız huzurlu bir ev görmeli...Unutmayın, siz iyi bir ev hanımısınız!



    Oturma odası, yatak odası ve diğer odaları temizleyip mis gibi koktuklarından emin olduktan sonra mola verebilirsiniz.Sossuz bir salata ve bir adet elma. Evlendiğiniz günkü formunuzu koruyorsunuz. Yerken, favori pembe dizinizi izleyebilir, çorapları katlayabilir ve gümüşleri parlatabilirsiniz.    


    Çocuklar eve geliyor! Çıtır çıtır tereyağlı kurabiyeler, çikolatalı süt ve favori TV kanalını hazırlamış olmalısınız!Bu arada akşam yemeğini hazırlayabilirsiniz.


    Yemek hazır: Eşiniz de eve gedi, masayı hazırladınız, makyajınızı tazelediniz, mutlu gülümsemenizle yemeğe oturabilirsiniz artık, hadi iyisiniz!... Yarınki planda, ütü,çocukların yıkanması ve alışveriş var, iyi uyuyun :))))

    Daha fazla 50'ler ilhamı için Pinterest albümüme göz atın ;)



    1 yorum :

    Moda ve yorum birbirini tamamlayan iki kavram bence, ne düşünüyorsanız yazın ;)